Mülteci krizi mi? Köle ticareti mi?
Birçok mülteci, hepimiz gibi annesinin, babasının, dedesinin, kısacası atalarının büyüdüğü topraklarda doğup büyür ve yaşar. Bir gün gelir, o topraklardan kaçmak, yurdunu terk etmek ve muhacir hayatı yaşamak için başka vilayetlere, ülkelere ve kıtalara göç etmek durumunda kalır. Kısaca mülteci; dini, milliyeti veya siyasi görüşü nedeniyle korku ve baskı yaşayan, zulüm gören ya da zulüm göreceği endişesine kapılan, bu nedenle ülkesinden ayrılan veya ayrılmak zorunda bırakılan kişidir. Kölelik ise bir insanın başka bir insanın malı, mülkü olmasıdır. Savaşta esir düşenler, ağır suç işleyenler, borcunu ödeyemeyenler ve korsanlar tarafından kaçırılanlar köleleştirilirdi. Erkek kölelerin çocukları da köle olurdu. ABD'de kölelik 1865 yılında kaldırıldı. 1926 yılında Milletler Cemiyeti, köleliğin kaldırılmasına yönelik uluslararası bir sözleşme kabul etti. Aslında kölelik yasaklanmıştı. Görünen ve verilen görüntü bu şekildeydi. Ancak gerçek hiç de öyle olmadı. Aksine bütün dünya, kapital...