Ömrümüzün en kötü zamanlarını mı yaşıyoruz?
Bir siyasetçi hakkında taciz iddiası ortaya çıkıyor. Kimileri hemen hesap sorulmasını istiyor, kimileri önce suçlanan kişinin hangi siyasi tarafta olduğuna bakıyor. Birkaç gün sonra başka bir skandal patlıyor. Öncekini unutuyoruz. Türkiye'de siyasetçiler hakkında gündeme gelen taciz ve yolsuzluk iddiaları, dünyanın başka yerlerinde ortaya çıkan istismar dosyaları, savaşlar, cinayetler… İnsan bütün bunları takip ettikçe ister istemez düşünüyor: Ömrümüzün en kötü zamanlarını mı yaşıyoruz? Beni olayların kendisi kadar, insanların bunlar karşısındaki davranışları da düşündürüyor. Bir siyasetçinin adı ciddi bir suçlamaya karıştığında önce iddianın ne olduğunu değil, kişinin hangi partiden olduğunu merak ediyoruz. Bizim desteklediğimiz taraftansa masumiyet karinesini hatırlıyoruz. Karşı taraftansa mahkeme kararını beklemeye pek gerek duymuyoruz. Oysa suçlamanın ağırlığı, kişinin siyasi kimliğine göre değişmez. İddianın araştırılması da suçlanan kişinin haklarının korunması da aynı dere...