Köy hayatı mı, şehir hayatı mı?
Köy konusu benim için hiçbir zaman güçlü bir özlem ya da tartışma başlığı olmadı. Çünkü köyüm vardı; yazlarım köyde, çay bahçelerinde ve köyün derelerinde geçti. Yani bu iki dünyadan, köyden ve şehirden, fazlasıyla haberdarım. Son yıllarda ise sosyal medyada köy yaşamına dair yoğun bir ilgi ve romantik bir bakış açısı dikkat çekiyor. Büyük şehirlerde yoğunlaşan nüfus, karmaşık ve hızlı bir yaşamın içinde sıkışmışlık hissiyle birlikte "köye dönüş" hayalini daha sık gündeme getiriyor. Fakat köyler eski köyler gibi mi? Son dönemde özellikle sosyal medyada yaygınlaşan bir köy hayatı trendi var. Büyük şehirlerin yorucu temposundan uzaklaşmak isteyen birçok insan, köye yerleşme fikrini bir hayat hayaliyle birleştiriyor. Ancak bu hayalin gerçek yüzü, zaman zaman sosyal medyada paylaşılan deneyimlerle farklı bir şekilde ortaya çıkıyor. Köye yerleşen bir kadının serzenişleri buna örnek: "tek odada soba yanıyor, diğer odalar buz gibi", "sıcak su Allah’a emanet" ve ...