Kayıtlar

Mayıs, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Köy hayatı mı, şehir hayatı mı?

Resim
Köy konusu benim için hiçbir zaman güçlü bir özlem ya da tartışma başlığı olmadı. Çünkü köyüm vardı; yazlarım köyde, çay bahçelerinde ve köyün derelerinde geçti. Yani bu iki dünyadan, köyden ve şehirden, fazlasıyla haberdarım. Son yıllarda ise sosyal medyada köy yaşamına dair yoğun bir ilgi ve romantik bir bakış açısı dikkat çekiyor. Büyük şehirlerde yoğunlaşan nüfus, karmaşık ve hızlı bir yaşamın içinde sıkışmışlık hissiyle birlikte "köye dönüş" hayalini daha sık gündeme getiriyor. Fakat köyler eski köyler gibi mi? Son dönemde özellikle sosyal medyada yaygınlaşan bir köy hayatı trendi var. Büyük şehirlerin yorucu temposundan uzaklaşmak isteyen birçok insan, köye yerleşme fikrini bir hayat hayaliyle birleştiriyor. Ancak bu hayalin gerçek yüzü, zaman zaman sosyal medyada paylaşılan deneyimlerle farklı bir şekilde ortaya çıkıyor. Köye yerleşen bir kadının serzenişleri buna örnek: "tek odada soba yanıyor, diğer odalar buz gibi", "sıcak su Allah’a emanet" ve ...

Mahallenin Sessiz Omurgası Çatırdarken!

Resim
İstanbul’da bugüne kadar hep aynı mahallede yaşadık. Ailenin tüm fertleri de yıllardır aynı mahallede yaşadığı için zamanla burası bizim için kopulmaz, terk edilemez bir yere dönüştü. Her binasında, her kaldırım taşında, her esnafında bir hikâyemiz var. Mesela çocukken saçımı istediğim gibi kesmeyen berbere hâlâ gitmem; yaş 50’yi geçmiş olsa da… Ama ilişki devam eder, karşılaşınca yine selamlaşırız. Ya da dört kuşaktır aynı bakkaldan alışveriş yapan bir aileyiz biz. Bir süre sonra mahalle sadece yaşanılan bir yer olmaktan çıkıyor; insanın hafızasına, geçmişine, hatta karakterine dönüşüyor. Sokakta yürürken sadece bir caddeden geçmiyorsunuz, kendi hayatınızın içinden geçiyorsunuz. Selamlar, hayır dilemeler, ayaküstü konuşmalar… Esnaflık, uzun yıllar boyunca sadece bir meslek değil, bir mahalle düzeniydi. Sermayesinden çok emeğine dayanan, küçük ölçekte üretim ve ticaret yapan insanların hayatıydı. Bakkal, terzi, manav, berber… Hepsi yalnızca birer satıcı değil, aynı zamanda mahallenin h...

Çayın Gölgesinde Bir Medeniyet

Resim
  Çayla doğduğum gün tanıştım desem herhâlde yanlış olmaz. Çocukluğum da gençliğim de çay bahçelerinin yağmuru ve güneşi altında geçti. Üreticisi olduğum çayın filizinden sofraya gelinceye kadar geçirdiği bütün aşamaları bilerek büyüdüm. Her yaprağında emeğimiz, her deminde hatıralarımız var. Çoğumuz onun parasıyla okuduk, evlendik, iş kurduk ve hayata tutunduk. Filiz veren her dalında alın terimizin bereketi, her yaprağında Karadeniz'in hırçın rüzgârı, her yudumunda ise geçmişten bugüne taşınan bir hayat saklıdır. Bu nedenle benim için çay, yalnızca bir tarım ürünü ya da sofralarımızdaki sıcak bir içecek değildir. Çay, çocukluğumuzun, emeğimizin ve yaşadığımız coğrafyanın hafızasıdır. Bir yaprağın beş bin yıllık yolculuğu Çay, insanlık tarihinin belki de en sessiz ama en uzun yolculuğu yapan içeceklerinden biridir. Bu yeşil yaprak, zaman geldi yoksulun sofrasında yer aldı, zaman geldi kralların ve imparatorların sofralarını süsledi. Bazen ticarethanelerdeki sohbetlerin baş tacı ol...

İstanbul'un Gizli Hazinesi: Istranca Ormanları ve Kurşungerme Kemerleri

Resim
  İstanbul'un batıya doğru uzanan en sakin, en az bilinen ve belki de en fazla korunmayı hak eden doğal hazinelerinden biri, Çatalca'nın kuzeyinde başlayan Istranca Ormanları'dır. Yıldız Dağları'nın Türkiye sınırları içerisindeki uzantısı olan bu geniş ormanlık alan, yalnızca şehir hayatından uzaklaşmak isteyenler için bir doğa kaçamağı değildir. Aynı zamanda İstanbul'un nefes aldığı, su kaynaklarının beslendiği ve doğal yaşamın bütün zenginliğiyle varlığını sürdürdüğü önemli ekosistemlerden biridir. Milyonlarca insanın yaşadığı, her geçen gün büyüyen ve betonlaşan İstanbul'un hemen yanı başında böylesine büyük bir doğal zenginliğin bulunması gerçekten dikkat çekicidir. Üstelik bu ormanların derinliklerinde yalnızca ağaçlar, dereler ve yabani yaşam değil, yüzyılların izlerini taşıyan tarihî yapılar da bulunmaktadır. Bunların en dikkat çekicilerinden biri hiç şüphesiz Kurşungerme Kemerleri'dir. Istranca Ormanları: İstanbul'un nefes aldığı yer Istranca Orm...