Kayıtlar

Ağustos, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Aile kuramayan Türkiye: Evlilikten mi, geleceksizlikten mi kaçılıyor?

Resim
  Türkiye'de uzun yıllardır aile kurumunun zayıfladığı, doğum oranlarının düştüğü, gençlerin giderek daha geç evlendiği, kadınların evliliğe daha mesafeli yaklaştığı ve nüfusun yaşlandığı konuşuluyor. Bu tablo karşısında gençlere daha fazla çocuk yapmaları tavsiye ediliyor, evlilik kredileri açıklanıyor ve aileyi güçlendirmeye yönelik yeni projeler duyuruluyor. Ancak bütün bu tartışmaların merkezindeki en önemli soru çoğu zaman cevapsız bırakılıyor: Gençler gerçekten evlenmek istemiyor mu? Bugün yirmili ve otuzlu yaşlarındaki gençler, dışarıdan bakıldığında evliliği reddeden bir kuşak gibi görünüyor. Oysa meselenin temelinde geleceğe duyulan kaygı ve hayatın planlanamaz hâle gelmesi yatıyor. Düzenli iş bulamayan, kazandığı gelirle ev kiralayamayan ve yarın neyle karşılaşacağını bilmeyen insanların hayatlarının en önemli kararlarından birini ertelemesi artık kimseye şaşırtıcı gelmiyor. Aile kurmak yalnızca iki insanın birbirini sevmesiyle ayakta durmuyor. Ekonomik güvenceye, istikra...

Diplomalı işsizler, ustasız fabrikalar!

Resim
Türkiye'de meslek liseleri denildiğinde akla çoğu zaman bugünkü tartışmalar geliyor. Kimileri bu okulları sanayinin kurtuluş reçetesi olarak görüyor, kimileri ise akademik başarısı düşük öğrencilerin yöneldiği okullar olarak değerlendiriyor. Meslek liselerinin hikâyesi ise bugünkü tartışmalardan çok daha eskiye uzanıyor. Bu okullar neden kuruldu? Meslek liseleri , eğitim sisteminin tesadüfen ortaya çıkmış bir parçası değil; üretimin devam edebilmesi için oluşturulmuş bir modeldi. Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde Avrupa'daki Sanayi Devrimi'nin etkileri hissedilmeye başlanmıştı. Buharlı makineler, fabrikalar ve seri üretim yöntemleri birçok ülkenin ekonomik yapısını değiştirirken, Osmanlı da teknik bilgiye sahip insan yetiştirmenin önemini fark etti. Bu dönemde sanat ve zanaat eğitimi veren çeşitli okullar açıldı. Amaç yalnızca okuma yazma bilen insanlar yetiştirmek değildi; demir işleyebilen, marangozluk yapabilen, makine tamir edebilen ve üretime katkı sağlayabilen ...