Aile kuramayan Türkiye: Evlilikten mi, geleceksizlikten mi kaçılıyor?
Türkiye'de uzun yıllardır aile kurumunun zayıfladığı, doğum oranlarının düştüğü, gençlerin giderek daha geç evlendiği, kadınların evliliğe daha mesafeli yaklaştığı ve nüfusun yaşlandığı konuşuluyor. Bu tablo karşısında gençlere daha fazla çocuk yapmaları tavsiye ediliyor, evlilik kredileri açıklanıyor ve aileyi güçlendirmeye yönelik yeni projeler duyuruluyor. Ancak bütün bu tartışmaların merkezindeki en önemli soru çoğu zaman cevapsız bırakılıyor: Gençler gerçekten evlenmek istemiyor mu? Bugün yirmili ve otuzlu yaşlarındaki gençler, dışarıdan bakıldığında evliliği reddeden bir kuşak gibi görünüyor. Oysa meselenin temelinde geleceğe duyulan kaygı ve hayatın planlanamaz hâle gelmesi yatıyor. Düzenli iş bulamayan, kazandığı gelirle ev kiralayamayan ve yarın neyle karşılaşacağını bilmeyen insanların hayatlarının en önemli kararlarından birini ertelemesi artık kimseye şaşırtıcı gelmiyor. Aile kurmak yalnızca iki insanın birbirini sevmesiyle ayakta durmuyor. Ekonomik güvenceye, istikra...