Gerçek dinlenme ne zaman mümkün?
Sokağa çıktığımızda, metroya bindiğimizde ya da bir iş yerine girdiğimizde aynı manzarayla karşılaşıyoruz: yorgun yüzler, dalgın bakışlar, düşük omuzlar. İnsanlar sürekli bir yere yetişiyor ama vardıkları yerde de rahatlayamıyor. İş bitse borç bitmiyor, mesai bitse telefon susmuyor. Dinlenmek için ayrılan zamanda bile ertesi günün hesabı yapılıyor. Bu yorgunluk yalnızca uykusuzluktan kaynaklanmıyor. Geçim sıkıntısı, uzun çalışma saatleri, gelecek kaygısı, dijital gürültü ve giderek zayıflayan toplumsal bağlar insanı birlikte tüketiyor. Otuzlu, kırklı yaşlarındaki birçok kişinin kendini çok daha yaşlı hissetmesi boşuna değil. Gençlik biraz da gelecek kurabilme duygusu olduğu halde otuza gelmeden neredeyse emeklilik hayatı gibi bir şeyler düşünülüyor. İnsan hayatını iyileştireceğine inanmadığında erkenden yaşlanmaya başlıyor. Çalışıyoruz ama ilerleyemiyoruz Milyonlarca insan sabahın erken saatlerinde evden çıkıyor, kalabalık araçlarda uzun süre yol gidiyor ve kâğıt üzerinde s...