Beşiktaş’ta doğup büyüyen biri olarak Akaretler Sıraevleri’nin önünden yıllarca geçtim. Öyle çok düşünmeden, gündelik hayatın içinde; sabah işe giderken ya da akşam kalabalığın arasından dönerken… Beşiktaş Çarşısı’nın gürültüsü, maç günlerinin coşkusu, dolmuşların telaşı, insanların hızlı yürüyüşü arasında o taş cepheler hep aynı yerde duruyor. Çok kez onları sadece “güzel eski binalar” zannediyoruz ama hepsinin hikâyesi, hatta hikâye içinde hikâyesi var. Gerçekten ne olduklarını, hangi tarihin içinden geldiklerini fark edene kadar. O zaman anlıyoruz ki orası sadece bir sokak değil; İstanbul’un hikâyelerinden biri. Akaretler Sıraevleri’nin hikâyesi 1875 yılında Sultan Abdülaziz döneminde başlıyor. Projenin mimarı, dönemin ünlü saray mimarı Sarkis Balyan’dır. Sarkis Balyan’ın Osmanlı mimarlık tarihindeki önemi, sadece görkemli binalar tasarlamış olmasından değil, imparatorluğun geleneksel yapı kültürünü modern, Batılı ve endüstriyel bir sisteme dönüştüren kurucu figür olmasıdır. Dolmaba...
Yorumlar
Yorum Gönder