Yaşam

Maske ve Maskeli Hayatlar

Corana virüs salgını ile beraber çoğumuzun hayatına iyiden iyiye giren bir materyal oldu maske. Salgının bulaşma riskine karşı bizi ve karşımızdakini yâda sokakta hayatta karşılaştığımız insanları ve kendimizi korumamız açısından önemli maske. Birçoğumuz aslında uzunu yıllardır zaten maske ile yaşıyoruz ama bunu birbirimize belli etmemeye çalışıyoruz.

Hayatın içerisinde birbirimizi anlamak, yaşamak, iletişim, empati kurmak için bu maskeleri takıyoruz. İnanmadığımız bir çok şeye, yada yapılan bir çok faaliyete bu maskelerle inanıyor gibi yapıyoruz. Kimi zaman bu maskeyi beraber siyaset yaptığımız arkadaşlara, kimi zaman ticaret yaptıklarımıza, kimi zaman anne babamıza, kimi zaman da çoluk çocuğumuza, kimi zaman arkadaşlarımıza konu komşuya karşı maskeli bir hayat yaşıyoruz.

Hepimiz bir şekillere, halden hale giriyoruz. İki hal üzere yaşıyoruz yıllardır. Biz olan kendimiz ve maskeli yüzümüzle biz. Öfkemizi, sakinliğimizi, nefretimizi, sevgimizi üzüntümüzü, sevincimizi iki hal üzere yaşıyoruz. Kendimiz olarak düşündüğümüzde maske ile sevindiğimize üzülüyor, maskeli yüzümüzle öfkelendiğimizi kendimizken sahipleniyoruz. Yâda maskesizken sevdiğimizden maske takarak nefret ediyoruz. Ne kadar saklarsak saklayalım yüzün aynası olan gözler ve gözlerimize maske takamıyoruz.

Öyle bir cağda yaşıyoruz ki herkes herkesin maskeli bir hayat yaşadığını biliyor ama yokmuş gibi davranıyor, çünkü o da maske ile dolaşıyor. Lee Mcıntyre “Hakikat Sonrası” kitabının ön sözünde bu yalan ve daha kibar adı ile maskeli hayat için şunları söylüyor;

“Yalanların samimiyetle çelişmediği bir çağa girdik. Artık bazı gerçekleri çarpıtmak için söylenmiyor. Yalanlar, siyasetçilerin ve onların destekçilerinin ellerinde, günümüzün yeni medya araçları imkânları sayesinde propagandanın bile ötesine geçen gerçeği itibarsızlaştırma faaliyetine dönüştü. Bugünkü sorunumuz, yalan söyleyen siyasetçiler değil. Bugün sorun yalanların siyasetçiler için bir can simidi olmaktan çıkmasıdır. Önceden siyasetçiler çaresiz kaldığında yalana sarılırlardı. Bugün ise, yalandan yaptıkları gemilere tüm siyasi varlıklarını yüklüyorlar. Oysa temsili demokrasi, seçim kararları gerçeklere dayandığı ölçüde nispeten sorunsuz işleyen bir modeldir.”

Yalan ve maske sadece siyaset alanında değil. Toplumsal hayatın her alanında mevcut.Siyaset, sosyal hayat, din hayatı, ticari hayat. Ama en belirgin olan ve insanları en fazla yönlendiren siyasi hayat şüphesiz.

Bunun yanında toplum maskeleri ile yaşarken yüzlerdeki sahte ifadeler, sahte mimikler bir zaman sonra artık dayanılmaz bir hal oluyor, yırtılıp atılıyor ve başta terör dediğimiz toplumsal patlama gerçekleşiyor. Bunun oluşumunun en büyük etkenidir bu sahte ve maskeli hayatlar.
Samimiyet adı altında başkalarını kopyalayıp taklit etmek, görmek yada yaranmak adına kendisini yaşamamak yerine, insan kendisi gibi, düşündüğü gibi, gerçekten inandığı gibi, yani maskesiz yaşasa dünya bambaşka bir güzellikte olmazıydı?

Salgından dolayı taktığımız maskeleri elbet bir gün çıkartacağız. Ya ruhumuz ve yüzümüzdeki maskeler?

Bu maskeleri çıkartmak için ilk önce hayatımızın hangi alanlarında maske takmışız bununla yüzleşmeliyiz. Ondan sonra korkmadan eksik, yanlış az, çok kendi benliğimizi ortaya koyup peşinden gitmeliyiz. Bu gidişin maskeli hayatlarımızda bir bedeli oluyor tatbikî. Ama sonuçsa insan kendisi oluyor ve kendisini buluyor ve yaşıyor.

Evet, yüzümüzdeki ve ruhumuzdaki maskeleri çıkartmaktan bizi korkutan hiç şüphesiz, dışlanmak, dost arkadaşları kaybetmek, imkân ve unvanları kaybetmek, bunları düşünce insan dehşete kapılıyor ve kendine gelemiyor, kendisi olmaktan çıkıyor. Ama çoğu kez başımıza gelenler doğruyu konuşmadığımızdan, gerçekle yüzleşmeye cesaret edemediğimizden olmuyor mu?

Bu şekilde sahte maskelerle nereye kadar gidebiliriz? Ne kadar daha yasabiliriz? İnsanlar sahte mevlanacılık ve sahte polyanacılık oynayanlardan bıktı artık. Hem insanlar hem bu oyunları oynayanlar.

İmkânım olduğu kadar becerebildiğim kadar ve hala gayret göstermeye çalıştım maskesiz bir hayat için. Ben beni yaşamak istiyorum. Ben ben gibi olmak istiyorum.

Ağzımızı ve burnumuzu kapatan maskeyi çıkarıp atmak kurtulmak çok kolay, ya ruhumuzdaki ve zihnimizdeki maskelerden nasıl kurtulacağız?

Yorum Yaz