Post Top Ad

Karadeniz'in keşfedilmemiş güzelliklerinden ; Santa Harabeleri


Yıllardır Trabzon’a gittiğimizde Rize istikametine devam ederken Arsin ilçesini geçip Araklı’ya yaklaştığımızda, yolun sol tarafında bir tabela görürürüz” Santa Harabeleri” diye.Hep merak etmişimdir, bu harabeleri ve içimden şöyle geçmiştir,Üçleş yıkık virane ve taş evdir herhalde bir ara gelince gideriz.


Hafta sonu pazar günü sabah altı ’da uçakla Trabzon’a gidecek ve akşam 
geri dönecektim.Saat dörtte evden çıktığımı düşünürsek 18 saat süren yolculuk.
Trabzon’da yaklaşık on beş doğa kulübü var. Bunların sadece üç dört tanesi her hafta program düzenliyor. Bunlardan biriside UDSAK (Uzungöl Doğa Sporları Derneği). Bende birçok programına katıldım derneğin. Samimi ve çalışkan becerikli bir ekipleri var.

Dernek başkanı Aydın Mutlu Kardeşim bizi havaalanından alarak Santa Harabelerine gideceğimizi söyledi. Doğrusu buna sevindim, çünkü buraya gitmek istiyordum. Santa Harabeleri, Trabzon`un Arsin ve Araklı ilçelerinin Gümüşhane ili sınırında bulunan bugünkü Dumanlı köyü sınırları içerisinde, kıyıdan yaklaşık 50 kilometre içeride 1.600 metre yükseklikte yer almaktadır.
Ekibin diğer kısmı ile hemen o yıllardır gördüğüm tabelanın yanında ki,Yanbolu deresinin kenarında buluştuk. Civardaki fırından sıcak ekmek kokusu geliyordu.
Burada bana bu doğa tutkusunu aşılayan sevgili dostum İlhan Çebi’de Araklı'dan gelerek ekibimize katılmıştı. Doğrusu İlhan Çebi’nin bu yörede bilmediği yayla ve mesire yoktur.
Santa Harabeleri aslında Araklı Gümüşhane arasında kalıyor ve Gümüşhane iline bağlıdır idari olarak. Gümüşhane şehir merkezinden Santa Harabeleri ‘ne gitmek için önce Arzular Köyü, sonra da Yağmurdere yönüne doğru yayla yollarına doğru devam etmek gerekiyor. 


Gümüşhane'den Santa Harabeleri yaklaşık 70 km. Yağmurdere yönünde değil Taşköprü Yaylası yönüne devam ederek harabeleri bulabilirsiniz, zaten bu yönde Santa Harabeleri tabelaları yoğun olarak yerleştirilmiş durumda, kaybolmazsınız.


Trabzon’daki arkadaşlar Araklı tarafından gitmeyi daha uygun bulur zaman açısından.Yanbolu deresinin muhteşem güzelliklerini takip ederek kırk kilometre yarı asfalt yarı stabile bir yoldan Santa’ya ulaşıyorsunuz. Santa’ya varmadan yol üstündeki alabalık tesislerinde yöresel bir kahvaltı yapıyoruz ve sabah ilk çaylarımızı yudumluyoruz.

Birbirini kuş bakışı çok net bir şekilde görebilen, Yanbolu Deresinin doğduğu, vadilerle birbirinden ayrılmış 3 ayrı yamaç üzerine kurulmuş olan Santa`da mahalle olarak 7 yerleşim bulunuyor. Santa, eski isimleriyle Piştovlu, Binatlı, İşhanlı, Zerzili, Çakallı, Zincanlı ve Zurnacılı ismi verilen mahallelerden oluşuyor.
İlk yerleşmelerin orta çağda başladığı Santa eski bir Rum şehri. 19. yüzyılda en parlak dönemini yaşamış. Toplam nüfusun 5.000`e kadar çıktığı biliniyor. Her mahallede çok sınıflı erkek ve kız çocukların gittiği okullar varmış. Merkez Mahalle`de (Piştovlu) iki olmak üzere 8 kilise bulunuyor, fakat bunlardan günümüze sadece 5 tanesi gelebilmiş.
Bilinçsiz kullanım ve doğa koşulları sonucu, Rum taş işçiliğinin güzel örneklerini oluşturan evler yok olmuş birer bir. İki katlı evlerden Merkez mahalle olan Piştovlu'daki evlerin alt katı aynı zamanda mağaza olarak kullanılmış. Santa`da demircilik ve gümüşçülük önemli bir sanat olmuş. Kiremitçilik, taşçılık, terzicilik yapmışlar. Erkeklerin o zamanki Çarlık Rusya`sına gurbete gittikleri de söylenmektedir.
Rum Ortodokslar burada mübadele dönemine kadar yaşamışlar. Bölgedeki zengin maden kaynaklarından dolayı bu bölgeye yerleşmiş olduklarını düşünülüyor. Rumlar bölgeyi terk ettikten sonra buraya Türkler yerleşmiş. Taş evlerin çoğunda yerleşim var. Bu bölge koruma alanı olduğundan evleri aslına uygun olarak korumak zorundalar.
Köyün içinde dolaşırken adete tarihin ara sokaklarında dolanıyormuş hissine kapılıyor insan. Çok katlı okul binasından geriye sadece dış duvarları kalmış, kilise olarak yapılmış olan bina ise şu an ne yazık ki hayvan barınağı gibi kullanılıyor.
Santa’da yaşayan nüfusun tamamı Hıristiyan Ortodokslardan oluşmaktaydı. Gorom bölgesinde yaşayanlar hariç hepsinin ana dili Gümüşhane’de yaşayan diğer Rum topluluklarında olduğu gibi Türkçe’ydi.
‘ Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı ‘ ilan edilen Santa; Binatlı ( Pinatanton: 60 hane), Terzili, (Terzanton: 200 hane), Zurnacılı (Zournatsanton: 120 hane), Piştovlu (Pistofanton: 300 hane), İşhanlı (Ishananton: 260 hane), Sincanlı (?) ve Çakallı ( Sakalaton: 53 hane ) olmak üzere 7 mahalleden oluşmaktaydı.


Günümüzde ise bu evlerin 300’den fazlası ayakta kalmıştır. Kentte her mahallesi tümüyle taştan inşa edilen tek kattı konutlar, her mahallede en az bir kilise ve her sokakta da bir çeşme mevcuttur. Doğal konumu itibariyle yayla özelliği taşıyan yerleşim tarihi ve kültürel varlıklarıyla çok zengindir.
Evet üç beş harabe vardır diye düşündüğüm Santa’da harika yedi taş evlerden oluşan köylerle karşılaştım. Köylerin sadece dördünü
dolaşabildik. Buda yaklaşık dört saat on altı kilometre yürüyerek gerçekleşti. Gerçekten yorucu olmuştu. Köyden çok dik bir yamaçtan aşağıya inerek arabalarımızın yanına ulaştık.
Burada UDSAK ekibi bizlere hamsi partisi düzenledi. Bu yorgunluğun üzerine doğrusu kuru ekmek soğan bile giderdi. İlhan Cebi’de tabiki kara demliği çıkartarak, altınbaş çayıyla ateşin kenarına demliği koydu.
Hava kararmak üzere iken ayrıldık bölgeden. Üşümüş ve yorgunduk. Ama yeni bir yer görmenin ve keşfetmenin verdiği mutluluk bunları unutturuyordu doğrusu. Tekrar Yanbolu Trabzon/Rize yoluna vardığımızda iki saat geçmişti.
Ekibin diğer yönlere giden arkadaşlarla veda ederek havaalanına doğru yöneldik. Şunu da söyleyerek bitireyim. Doğu Karadeniz’de bir keşif yapmak isterseniz UDSAK ile irtibata geçmenizi tavsiye ederim. Samimi bir ekip. Güzel güzel keşifler yapabilirsiniz..




















18.12.18 0 YORUM

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Top Ad