Post Top Ad

“Tıkanıp kaldıysa hayat, dağlara dönmeli insan yüzünü”

Aytekin Akay 'ın Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığı Trabzon Dergisinde Araklı / boğalı Zirve Yürüyüşü Gezi Yazımız..
İş insanı, yazar, gezgin, meraklı Türk insanı Bayram Ali Akyüz’ün, lhan Çebi, Tuncer Gencer, Metin Kondel ve Osman Sedat Eroğlu ile Araklı’dan Gümüşhane Boğalı’ya bir kış günü hikayesi.
Bazılarına şehir ağır gelir, bazılarına kalabalık. Hadi artık hareketlen diye bir iç sesi mırıldanır kulağına. Kimin olduğunu bilmeden hareketlenmeye başlarsın. Bizimkisi de o hikaye. Çatalca’dan Bulgaristan sınırına, Istranca ormanlarına yaptığımız geziler hep İstanbul’un suçu..!
İyi ki de İstanbul var, iyi ki bu şehir bizi tıkadı. Bir yerde okuyup altını çizdiğim söz, her zaman dilimde; “Tıkanıp kaldıysa hayat, dağlara dönmeli insan yüzünü.”
İstanbul bizim yüzümüzü dağlara döndürdü. İstanbul’a yakın dağları keşfettik, sıra Karadeniz’de dedik. Karadeniz ve özellikle Trabzon, dağlara çoktan dönmüş durumda. Trabzon Dağcılık Kulübü, Uzungöl Doğa Kulübüi Araklı Doğa Sporları Derneği, bu alanda çoktan oraları mesken edindiler. Eylül-Nisan arası ayda 1 Trabzon yapınca, yüzümüzü dağa, sırtımızı denize veriyoruz.

İlhan Çebi, Tuncer Gencer gibi dostlarla rakımı yüksek tepelere ayak izimizi bırakıp dönüyoruz. Hep bilindik yerler olacak değil ya, bu kez istikamet Gümüşhane Boyalı Köyü. Araklı’dan Bayburt yolunu takip ettiğinizde 1 saat sonra Boyalı köyündesiniz. Somsoğuk suyu ile karşılar sizi köy. Boğalı köyü, Güney yamaca kurulmuş. Kar yağsa da durmuyor, eriyor. Köylüler hayvancılıkla uğraşıyor. Köyün içindeki patikadan köyün eteğinde kurulu olan tepeye doğru tırmanabilirsiniz.
3 saatten fazla sürecek olan zirve yürüyüşümüzde dik tırmanış gerçekleştirdik. Fazla oksijenden durarak yola devam etmek zorunda kaldık. Zirveye ulaştığımızda muhteşem bir manzara ve soğukla karşılaştık. Buzladuk mu, evet, donduk mu, evet, rüzgar kulaklarımızı bordoya döndür mü, evet..! Zirveye çıkmak değil, kalıcı olmak deyimi herhalde buradan geliyor. 3 saat sürdü zirveye çıkmamız ama dakikalar sonra inişe geçtik.

Tırmanırken selam verdiğimiz köylülere, inerken de selam verdik. Sonra yemek faslı. Zirveden 20 km aşağıda mangal, üstünde teneke, Tuncer Usta’nın saç tavasıyla finali yaptık. Çayımızı Çatak’da içtik. Tırmanırken unuttum, inişte aklıma geldi; Metin Kondel ve Osman Sedat Eroğlu da aynı gruptaydık. 

Araklı’dan sahile bağlanıp, Trabzon Havalimanı’nın yolunu
tuttuk. Yazmak istemediğim kısmı da bu. 3 saat zar zor binbir emekle tırmandığın yere, tayyarenin 2 dakikadan az sürede çıkması. Onun için keşfetmeye devam. İnsan hayallerini ertelememeli. Bugün, yarın, derken ömür bitti bitiyor. Doğa her zaman hazır, önemli olan siz hazır mısınız?



Kaynak : Trabzon Dergisi / www.dinamomedya.com

21.9.18 0 YORUM

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Top Ad