Post Top Ad

Adalet, vicdan ve ortak akıldır



Yıllarca siyasetçiler, sivil toplum kuruluşları, sendikalar, kuruluşlar, topluluklar hep şu insani söylemleri dile getirdiler;

Eşitlik, Özgürlük, Emek, Ekmek, Hak, Adalet.

Kimi zaman bir parti, bir sendika, bir dernek bu söyleme sahip çıktı

Ama hiç bir kurum kendi iç yapısında kendi çatısında kendi dünyasında kendi bünyesinde bu söylemleri uygulamadı ve uymadı. Sadece kendine inanlar üyelerinin gazını alma, yada cemaatini motive etmek için istedi durdu!

Bu insani söylemler kimi zaman bir silahlı terör yandaşları tarafından kullanıldı, kimi zaman kendi çıkarlarını ön plana çıkartan cemaat ya da siyasetçiler tarafından kullanıldı.

Bu söylemler öyle bir hale geldi dünya kurulandan beri önemli insanı kavramlar olan bu söylemler maalesef içi boş birer cüruf haline getirildi. Öyle ki insan duyunca titremesi gereken kavramlar paspas haline getirildi.

Elimizde kalan tek kavram olan adalette bugün siyasetçiler tarafından etkisiz bir cümle haline getiriliyor el birliği ile.

Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bu güne siyaset ile adalet kurumunun çatışması hiç bitmemiştir ve bitmeyecek gibi duruyor.

Siyasi partiler kendileri adaletli bir kanuna ve seçim kanununa daha sahip değilken ülke için adalet ister. Kendi parti, dernek, sendikaları içerisinde milim adaletli davranışları olmayan siyasiler birbirlerini adaletsizlikle suçlar.

Hazine yardımını usulca cebine indiren, yüzde on barajı gibi bir adaletsizliğe ses çıkartmayan, parti başkanlarının talimatı ile seçilen belediye başkanları ve vekillerin olduğu bir ülkede ve bu sisteme tabi bir muhalefet partisinin bu sisteme tabi diğer bir iktidar partisinden adalet istemesi tam bir mizansen tiyatro ve siyasi amaç değil mi?

Doğruluk, Adalet ve Hak peşinde koşar durur herkes. Yunus Emre şu cümleleri kime der acaba ; 

“Cümleler doğrudur sen doğru isen doğruluk bulunmaz sen eğri isen.”

Yani sen doğru ol da doğruluk iste, sen adil olda adalet iste, sen hak yemede hak iste, sen özgürlükçü olda özgürlük iste, sen ekmeği bölüşte ekmek iste, sen emeğe saygı duyda emeğe saygı iste, sen eşit ol ki eşitlik iste.

Kısaca bu insanı ve dini kavramları bu sistem içerisinde kimse savunamaz getiremez uygulayamaz. Lakin ilk önce kendilerinin içerisinde bulundukları adaletsizlikleri görürlerse bir umut doğar.

'Kızım Fatıma olsa da kolunu keserim' diyen Peygamberin sözlerini hamasete çevirenler çok oldu. Fırat’ın kenarında otlayan kuzular ise öleli çok oldu...

Adalet eline gecenin anladığı dilden işler bu ülkede yıllarca. Basit çıkarlar uğruna feda ettiğimiz nice inanç ve kavramlarımız gibi.

Ara hakkı adaleti haksızın elinden amma sen eğri isen doğru adalet mi ararsın? Adalet isteriz özgürlük eşitlik isteriz diyenleri de adalet istediklerini iyi tanıyoruz artık. Adalet isteyenler adalet istediklerinden daha adaletlimi ?
Cevap asla değildirler.

İşin özü ; Adalet isteyenler, adalet istediklerinden adil değildir. İstenen adalet değil siyasi istikbal.
“Eğer kendi siyasi kurumlarındaki adaletsiz kanunlar için bir karınca adımı atsalardı belki bir umut olurdu.”


Adalet siyasi partiler ile gelmez gelemez.

Adalet sokakta aranmaz. Adalet adliyede de aranmaz.

Adalet vicdandır. Adalet Ortak akıldır.

Ortak akıl da vicdan da artık siyasetçilerin ulaşamayacağı yerlere gitmiştir..





7.12.17 0 YORUM

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Top Ad