Post Top Ad

Kimse onu görmedi mi sanıyor?



                                           



Bayram Ali Akyüz



Yüce Rabbimiz özetle Beled Suresinin 5-20 ayetlerinde şöyle sesleniyor;
İnsan, hiç kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor? " pek çok mal harcadım " diyor. Kimse onu görmedi mi sanıyor?

Biz ona iki göz vermedik mi? Bir dil ve iki dudak, ona iki yolu ( doğru ve eğriyi ) gösterdik.

Fakat o, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuş nedir bilir misin? Köle azat etmek veya açlık gününde yemek yedirmektir, yakınlığı olan bir yetime.
Hiçbir şeyi olmayan yoksula.

Sonra iman edenlerden, birbirlerine sabrı tavsiye edenlerden ve birbirlerine acımayı öğütleyenlerden olmaktır. İşte bunlar sağda kilerdir.

Ayetlerimizi inkâr edenler ise işte onlar soldakilerdir, (cezaları, kapılarıÜzerlerine sımsıkı kapatılmış bir ateştir).

Meşakkat içinde yaratılmış olan ve hiçbir zaman çilelerden ve zorluklardan kendisini kurtaramayan "insan" doğrusu gerçek durumunu unutuyor, yaratıcısının kendisine vermiş olduğu güce, kuvvete, zevke ve nimete aldanıyor.

Bunun sonucu olarak, yaptıklarından dolayı hesaba çekileceğini hesaba katmayan insanlar gibi hareket ediyor. Güçlü bir yaratıcının kendisine üstün gelip, yaptıklarının hesabını soracağını hiç beklemeyen kimseler gibi davranıyor.

"Çizgiyi aşıyor, şımarıyor, onun bunun malını alıyor, topluyor biriktiriyor, Allah'a itaat etmiyor, günah işliyor. Hem de hiç korkmadan ve sıkılmadan... İşte kalbi imandan yoksun olan insanın niteliği bunlardır."

"Kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?" Yüce Allah'ın gözünün üstünde olduğunu, ilminin kendisini çepeçevre kuşattığını unutuyor mu?"

Allah onun verdiğini de ve ne için verdiğini de görüyor.
Fakat şu "insan" denen yaratık, sanki bu gerçeği unutuyor ve kendisinin Allah'ın gözünden gizli kalacağını sanıyor.


Hırsın ellerinde insanoğlu neler neler yapmıyor ki. İnsanın insana ettiğini hiçbir canlı etmedi maalesef.

İşte gelinen yerdeki duygu durumumuz yukarıda izah ettiğimiz hali almıştır.
İnsanoğlu hepimizin bu halden öte olmadığı için yürüyüp durup durup düşünmeliyiz. Yoksa başta hayatlarımız, yaşadığımız topraklar ve dünya yaşanılır olmaktan çıkacaktır.

Neyin peşinde koştururken bu kadar dağılıyoruz yada dağıtıyoruz.

Var oluşlarının gerçek mahiyetini, yetişmelerinin gerçek yönünü ve çevrelerindeki evrenin gerçekliğini hatırlatan bir öğüt ile sesleniyor bize sonsuzluğun sahibi ; 

  Fe Eyne Tezhebun (Tekvir /26)

 “Bu Gidiş nereye nere ye? Nereye gidiyorsunuz ?”

 Bir alem, de  bir hiçlik elde etmek uğruna mı bu kadar yek ile yeksan ediyoruz kendimizi..

 Birde bu kadar yapılanın sanki görülmediği yâda görülmeyeceği gibi rahatça yaşamak. Sonsuzluğun sahibini bildiğin halde, görmezden gelmekle nereye kadar gidebiliriz?

 Rabbimiz bizi çok net bir şekilde ikaz ediyor ve ne yapacağımızın yapmamız gerekenin ne olduğunu bize bildiriyor.


"Biz ona yolu gösterdik, ister şükredici olsun, ister nankör."(İnsan, 76/3)



5.9.17 0 YORUM

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Top Ad