Post Top Ad

İnsansız Avrupa !


Bayram Ali AKYÜZ
(Sancak Gazetesi 14.03.2017)
Seyahat etmeyi dolaşmayı seven yapım var. Zaman buldukça başta Anadolu’muz olmak üzere yurt içi yurt dışı gezilere çıkarım. Hiç aklımdan çıkmayan bir sözdür, derki
Dadaloğlu ; "İkamet, bütün iddialarından ve hayatiyetinden vazgeçen adamın işidir"…
Bir Çingene Atasözü derki ; “Atını bağlayan ölür.”
17 -20 Nisan tarihleri arasında bir Avrupa gezisi yapıp dostları ziyaret edelim. Hal hatırlarını sorup düşüncelerini öğrenelim dedik. Vize aldığımız ülke olan Hollanda’dan giriş yapalım istedik. 17 Şubat Cuma günü Hollanda’ya indik.
Yurt dışına çıkanlar bilir uçaktan iner yürür pasaport polisine gidersiniz, onaylar pasaportunuzu ve ülkeye girersiniz.
O da ne hemen uçağın bağlı olduğu körükten iner inmez iki kraliyet askeri pasaport kontrolü yapıyor. Hiçbir yerde görülmemiş ve gereksiz bir uygulama. Pasaport kontrol derken sadece sayfalarını karıştırıyor. Evet, psikolojik harp ve aşağılama çalışmaları başlamıştı.
Biraz daha ilerleyerek pasaport polisinin olduğu kısma geldik. Hollanda bir yada 2 yıllık vize ve oturum hakkı verirken girişte o iğrenç soruyu sordular "Niye Geldiniz".
Yabancı dilim akıcı olmadığı için yanımdaki arkadaşıma çevirmesini söyledim. Bende neden bana vize verdiniz? diye sordum. Sert bir şekilde Türkçe hitabından kızdığımı anladılar. Polis yanımıza gelerek yan taraftaki odaya yani “Sorgu Odasına” almak istedi.
Biz bunu ret edince odanın kapısının dibinde tartışma oldu. Ben ülkeye giriş yapmak istemediğimizi ve odaya girmeyeceğimizi ve Türkiye’ye geri döneceğimizi sinirli bir üslup ile izah ettim arkadaşım çevirdi. Bunun üzerine kendi aralarında birkaç görüşme yaptıktan sonra pasaportları onayladılar.
Avrupa'ya gidenler sakın pasaport polisine eğilip bükülmesin. Sizi en fazla geri gönderirler ki bunu da yapamazlar. Bil hâkiz şu dönemde ülkemizi ve ülkemizden gelenleri aşağılamak için ellerinden geleni yapıyorlar.
Amsterdam’da biraz dolaşınca hazımsızlık sebebini çok rahat anlıyorsunuz. Dörtyüzbin gibi bir nüfusa sahibiz. Son dönem yapılan kubbeli camiler ise bu “ Sıcak su Demokratlarını” iyice çileden çıkartmış. Adeta asıllarına dönüp milliyetçi ve onun son durağı olan ırkçı politikalara bürünmüşler.
Dönüş için dolaşıp Köln’den Türkiye’ye dönmeyi düşündük. Hızlı Tren ile Bürüksel, Lüksemburg, Köln’e geldik. Avrupa şehirleri imar yönünden düzgün ve sistematik. Her düzgün şehre bakınca buralarda hep aklıma İliklerine kadar sömürülen Afrikalılar geliyor.
Köln’de durum diğer Avrupa ülkelerinden farklı değildi. Her yönü ile “Bitmişlik ve Tükenmişlik” burada da var idi. Misafir olduğumuz ailede aynı şeyleri söylüyor idi. Euro’ya geçtikten sonra Avrupa bitti. Hayat Avrupa’da çok pahalı. Gıdadan tekstile, ulaşımdan konut kiralarına kadar her şey.
Bu hayat pahalılığının yanında bir de bitmişlik. Şehirler ülkeler nizama intizama uygun. İnsanlar kurallara riayet ediyor. Bu yeterlimi?
Tatbikî hayır. Sokaklarda insan yok. Kedi, köpek ve kuş dahi yok. Bu nasıl kasvetli ve ruhsuz bir şehirdir. İnsansız düzenli şehir mi olur. Canım Anadolu'mun düzensiz şehirlerine kurban olun.
Artık Türkiye’ye dönme zamanımız gelmişti. Köln Bonn ortak havalananına doğru hareket ettik. Havalimanına girdik. Uçuş kartımızı alıp güvenlik kontuarına doğru hareket ettik. Güvenlik işlemlerinden geçtik. Güvenlik işlemleri abartılmış olsa dahi itiraz etmek gereksizdir. Neticede güvenlik bizim içindir.
Pasaport kontrolü yapıldıktan sonra bekleme salonumuza geçtik. Uçak kalkış anonsunu duyunca da uçuş kapısına hareket ettik.
Almanya'dan ülkemize dönerken de bütün kontroller bitmesine rağmen uçağa binerken körüğün hemen başında pasaport kontrol yapıldı. Hiç bir dayanağı olmadan tamamen psikolojik. Tamamen aşağılamak için yapılan bir uygulama. Pasaport kontrol edilmiyor sadece karıştırılıp geri veriliyor. Bir sinir harbi ile uçağa bindik.
Her gidip geldiğimde derim dünyanın en Vandal, faşist insanları bunlar. Sadece demokrasi diye bir yalanla ehlileşmiş görünüyorlar. Tarihleri katliam ve Vandallıklar la doludur Avrupa milletinin. Faşizmin adeta hortladığı tavan yaptığı Avusturya, Danimarka, Fransa, mültecilerin ziynet eşyalarını topladılar ve  çaldılar. Hepimiz bunu gördük.
Çağımızın ünlü bilim adamlarından Fransız Roger Garaudy Batıyı ve batı hayranlığını şöyle tarif etmekte ; “Avrupa'nın ve Amerika'nın yalancı parıltısına artık kanmayalım! Aslında onlar ürkütücü bir hızla çöküyorlar!
Bütün Batı alemi ve onun güdümündeki dünya hızla uçuruma, daha doğrusu toplu bir intihara gidiyor! O yüzden de günümüz insanlığı, Doğuya ve İslama dünün insanlığından çok daha fazla muhtaç.!
Bütün bir dünya insanlığının yok oluşa doğru bu gidişini ancak İslam durdurabilir. Bu kurtarıcı rolü üstlenebilmesi içinse, İslamın yeniden ışıldaması gerekiyor.”
Bir Ülke yada şehrin düzenli olması, kanunlara uyulması ile o ülke ülke olmaz.
Bir Ülke insan ile Ülkedir. İnsanda Avrupa'da yoktur..!
Selam ve Saygılar
*
12.3.17 0 YORUM

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Top Ad