Post Top Ad

Operation Ali Baba (Ali Baba Operasyonu)




Batılı Yahudileri göçe zorlamak için Siyonist liderler tarafından sistemli bir şekilde baskı, şiddet ve soykırım her şeye rağmen beklenen yoğunlukta bir "göç transferi" yaratamamıştı.

Bu sonuç, söz konusu Siyonist liderleri Yahudi halka karşı daha da radikal önlemler almaya itti. Prof. Türkaya Ataöv'ün Siyonizm ve Irkçılık ‘ta dediği gibi, "Batılı Yahudilerin beklenen akışı gerçekleşmeyince, İsrail dışındaki Yahudilerin başına dertler açarak onları göç ettirmek, Filistinli Arapların terk ettiği yerleri işgal ettirmeye ikna etmek hatta zorlamak, radikal Siyonistlerin hesaplı politikası oldu."



Ve böylece, göçe zorlamak için "başına dert açılmasına" karar verilen ilk Yahudi cemaati, bir takım İsrail liderlerince tespit edildi: Irak Yahudileri.

Irak Yahudileri, Babil'e sürülen ve 2500 yıldan beri orada yaşayan bir topluluktu. Sayıları 150 binlere varan ve 60 kadar havraya sahip olan bu insanlar, Müslümanlarla barış içerisinde yaşamlarını sürdürüyorlardı, ta ki MOSSAD ajanları Irak'a gelinceye kadar...



1950 yılında çıkartılan Göç Kanunu'na rağmen, Irak Yahudileri İsrail'e göç etme konusunda istekli değildi. Irak Yahudilerinin isimlerini göçmen listelerine yazdırmada acele etmediklerini gören MOSSAD ajanları, "tehlikede olduklarını kendilerine anlatmak" maksadıyla üzerlerine bomba yağdırmaktan çekinmediler.

"Bağdat'taki Masauda Shemtov Sinagogu'nun bombalamaktan çekinmezler.  Mossad tarafından sinagogları bombalanan Irak Yahudileri, zorunlu olarak "kurtuluşu" İsrail'e göç etmekte buldular.


Irak Yahudilerinin maruz kaldığı bu olayı bizzat yaşamış olan, Irak Yahudisi David Reuben, Ali Baba Operasyonu'nu daha sonraları şöyle anlatmıştı:

Siyonistler, baskılı bir psikolojik savaş başlattılar... Irak'taki yaşamın belirsizliklerinden doğan doğal korkular kurnazca istismar edildi.


'Müslümanlardan satın almayın' başlıklı broşürler havralarda dağıtılıyor ve Müslümanların eline geçerek Yahudi aleyhtarlığı yaratmaları isteniyordu...

Irak'taki Yahudilerin paniğe kapılması için sürdürülen Siyonist çabalar hem bir itişin hem de bir çekişin gerekli olduğu teorisine dayanıyordu. İtişin kaynağı, Irak'taki Yahudilerin uğradığı baskı olacaktı ki, bu bir uydurmaydı. Çekişin kaynağı ise, bütün Yahudiler için ana yurdun, İsrail olduğu konusunda sürekli yapılan Siyonist duyurulardı...




Gazetelerde, bir havra da dahil olmak üzere, Yahudilerin sık sık gittikleri yerlerin bombalanmasıyla ilgili hikayeler anlatılıyordu. Bu bombalamalar sonucunda hiç ölü olmaması ve fazla zarar vermemesi kuşku çekiciydi...

Bombalamaların altında radikal Siyonistlerin olduğu bence çok açıktı. Yapmak istedikleri, Yahudileri korkutmak ve Müslümanların kendilerine karşı harekete geçtiğine Yahudileri inandırmaktı.


Bombalamaların çok az fiziksel zarar vermesi, kimi zaman da hiç zarar vermemesine karşın bunlar, Iraklı Yahudiler üzerinde genel olarak etki yaptı. Bazı Siyonistlerin evlerinde ve havralarda büyük miktarlarda silahlar ele geçmeye başladı.

Hükümet, Yahudi mağaza ve kahvelerinde çok az zarara neden olan bombaların, Yahudi konutlarında ve havralarda bulunan cephanelerle aynı kaynaktan olduğuna ve sorumluluğun da aynı kişilerde bulunduğuna karar verdi.


İsrail derin devleti içinde yer alan radikal Siyonistlerin Yahudi halkı hedef aldıkları bu karanlık olay, daha sonra gün ışığına çıkmış ve İsrail tarihinin kirli sırlarından biri olan bu kanlı göç operasyonu İsrail basınında konu edilmiştir.

Iraklı Yahudilerin İsrail'e getirilişinde rol oynayan bir diğer faktör ise, İsrail derin devleti ile Irak Hükümeti içindeki bazı kimseler arasında kurulan bir dizi karanlık diplomatik ilişkilerdi. Aliyah Bet ajanları, dönemin Irak Hükümeti Başbakanı'na rüşvet vererek Iraklı Yahudileri satın almışlardı.




ABD hava şirketi, İsrail Hükümeti ile olan yakın bağlarını gizlemek için gerçek yüzünü itina ile saklıyordu. Daha önce 1948-1949'da da bu şirket aracılığıyla, 50 bin Yemen ve Aden Yahudi’si İsrail'e uçuruldu.

Plan işlemişti, Irak Yahudiler İsrail'e uçmuşlardı. Fakat İsrail'i kontrol eden Avrupalı Yahudiler tarafından ezilen, ikinci sınıf vatandaşlar konumunda kendisini bulmuştu Iraklı Yahudi halkı.



Gerçekten de, binlerce yıldır yaşadıkları vatanları olan Irak'tan zorla kopartılarak İsrail'e göç ettirilen yeraltı örgütlerine sahip radikal Siyonistlerce ikinci sınıf vatandaş konumuna düşürülmüştür.

Irak'tan göç etmeye zorlanırken sıkıntıya sokulan Iraklı Yahudi halkının dramı, bugün de İsrail'de devam etmektedir:



İsrail'de Iraklı Yahudiler hayal kırıklığına uğramışlardı. Avrupa doğumlu olan ve İsrail Devleti'ni yöneten Yahudi liderleri, kendilerini ilkel konutlarda ve kulübelerde, çok az iş ve ev bulma ümidi ile zorla getirdikleri için suçluyorlardı.

Böylece yöresel olarak getirilen bu yeni göçmenlerin üstlerine böcek ilacı sıkılması ve kendilerine de başka bir seçim hakkı tanınmaması üzerine, kendilerini aşağılanmış hissettiler.



*Çeşitli Kaynaklar







16.1.17 0 YORUM

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Top Ad