Post Top Ad

CIA’nın Kan Banyosu; Endonezya



Endonezya 240 Milyon nüfusuyla, yeryüzünün en büyük tropikal yağmur ormanlarının üzerine kurulmuş, dünyanın en büyük adalar devleti.

Endonezya, 17.508 adadan müteşekkil, Borneo adasında Malezya ile, Yeni Gine adasında da Papua Yeni Gine ile komşu.Muson yağmurlarının hayatın akışını belirleyebildiği yerlerden.



Sukarno, 1945'ten 1965'e kadar Endonezya Devlet Başkanı'ydı. Üçüncü Dünya liderleri arasında bir yıldızdı. Anti-emperyalist Bağlantısızlar Hareketi içinde aktifti. Uzun süreden beri ABD tarafından diken olarak görülüyordu. Daha da kötüsü, Komünist Partisi, kurduğu koalisyon hükümetinin ortağıydı.




1965'de PKI, üç milyon üyesi ve sayısız sempatizanıyla, dünyanın iktidarda olmayan en etkili bir numaralı Komünist Partisiydi.
30 Eylül 1965 günü Endonezya ordusunun altı en önemli Antikomünist generali kaçırılıp öldürüldü.




Bu olaya bizzat Devlet Başkanı Sukarno'nun da karışmış olmasına rağmen, nasıl gerçekleştirildiği ve detayları hâlâ muğlaktır.

Darbe girişimini yapanlar, Devlet Başkanına çok yakın kişiler ve bizzat PKI yöneticileridir. Darbeciler kendilerini "30 Eylül Hareketi" diye deklere ettiler, ama darbe sadece 18 saa
t içinde bastırıldı.


CIA’nın en büyük katliamlarından bir tanesidir Endonezya katliamı. Yazar Mark Zepezauer-CIA’nın Büyük Operasyonları kitabında katliamı şöyle özetliyor;

Darbe başarısız olunca, ordu, bu olayı Sukarno'yu devirmek ve yerine Suharto'yu geçirmek için bahane olarak kullandı




Tıpkı Tehlikeli Hayat adlı filmdeki gibi, aklın almayacağı şeyler oldu. Yalnızca birkaç hafta içinde, çoğu tüyler ürpertici biçimde 500 bin ila bir milyon arasında Endonezyalı öldürüldü.



Sonra öğrenildi ki, ölüm mangaları, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın (CIA ajanlarının kullanageldiği örtü) hazırladığı ölüm listelerine göre iş gördü. 1965 katliamı, Endonezya askeri rejiminin yalnızca başlangıcıydı.
30 Eylül Hareketi, idareyi "Devrim Konseyi’nin ele aldığını ilan etmeden önce hareketin önünü arkasını iyi planlamış olsalardı, sonrasındaki korkunç felaket yaşanmayabilirdi.



PKI'nin komandoları Cakarta'daki tüm generalleri öldürmekle görevlendirilmişlerdi, ama bunu başaramadılar. Ayrıca PKI'nin bir numaralı düşmanı General Nasution'u öldüremediler.

Adam vücudundaki kırıklarına rağmen kaçmaya başardı. Bu general, ünlü "Sliwangi Taburu" ile 1948'deki PKI darbe girişimini engellemiş kişiydi ve ülkenin de savunma bakanıydı.




İşte General Suharto, tam da burada devreye giriyor.
Suharto, siyasi bir general değildi, ama anlaşılan PKI'nin öldürülecek Generaller listesinden fena halde ürktü ve darbenin bastırılması olayını, PKI'yi ezmek için kullandı.

Önce bir söylenti devreye sokuldu ve kaçırılan Antikomünist generallerin -hem de kadın Komünistler tarafından cinsel işkenceden geçirilip korkunç şekilde öldürüldükleri söylendi.



Sonunda devletin yayın organları üzerinden öyle bir hava yaratıldı ki, "ya biz ya onlar" noktasına gelindi ve General Suharto, tüm Antikomünist örgütleri, muhafazakâr Müslümanları, muhafazakâr Hristiyanları ve muhafazakar Hinduları yanına çekmeyi başardı.

Cakarta'da ve büyük şehirlerde büyük Antikomünist mitingler yapıldı ve PKI büroları basıldı, ilk Komünistler bu bürolarda öldürüldüler.


Nazilerin Yahudi katliamı, Stalin'in "temizlik" harekâtları, Mao'nun "İleriye doğru büyük adım" ve Kültür devrimi sırasındaki insan kıyımlarının ardından, 20'inci yüzyılın en büyük katliamı böyle yapılmış oluyor.

Öldürülen, Endonezyalıların sayısı en az 500.000 tahmin ediliyor ve bu sayıyı bir milyona doğru genişleten tahminler de bulunuyor.


Endonezya'da Komünist Parti üyelerine yapılan mezalim, IŞİD' katillerinden aşağı kalmaz. Öyle ki katliamın 50'inci yıldönümünde bile bundan pişmanlık duyma belirtileri göstermediler.





Katliamın yaşandığı dönemde köylülerin açlık-susuzluk sorunu yok, ayrıca ülke müthiş verimli topraklara ve kaynaklara sahip idi.


Bu arada çoğunluğu Müslüman 1 milyon kişi terörist oldukları gerekçesiyle katledildi.



Dünya medyası ve siyası çevreleri ise, 20. yüzyılın en büyük katliamları arasında sayılan ve neredeyse Stalin'in katliamlarına eş olan bu büyük vahşeti görmezlikten geldi…








21.1.17 0 YORUM

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Top Ad