Post Top Ad

Kriz Halindeki İnsanlık..






Bu dünyada yaşayan yedi milyar insan aynı şeyi istiyor. Sevmeyi sevilmeyi, güveni, mutluluğu, huzuru, sağlığı, değerli olduğunu bilmeyi, dostluğu, neşeyi, kendisine maddi rahatlık getirecek imkânlalar istiyor hayatında.

Ama tüm bunlara sahip insan sayısı yedi milyar içinde kaç kişi? Çok ama çok az. İnsanlık ailesi neden bu durumda?

Kendimizi ve hayatımızın her alanındaki inançlarımızı değerlerimizi ve kendimizi derinden sorgulamalıyız.

Dünyanın ekonomik kriz yaşadığına ben inanmıyorum. Dünyamız ciddi bir ruhsal kriz yaşıyor.

İnsan olarak İnançlarımız ve inandıklarımız etrafında, sürdürdüğümüz hayatımız içerisinde bir takım değerler bizi" İnsan" yapar.

Değerlerimiz ortak paydalarımız yaşama alanlarını belirler anlam verir, yön verir ve hedeflerimizi amaç ve gayelerimizi belirler.

Bu ortak değerler, ortak hafızada toplanır ve yaşamın her alanında uygulanır."

"Değerler kayboldukça, bu değerleri kaybeden insanın yaşamı da değişir. Yaşam artık ağır bir yük olmaya başlar, çünkü yaşamı yalnız yemek içmek gibi gereksinimlere indirgemek, insan yaradılışı için ağır bir yüktür."

Çok kazanmak tutkusu, hakkından fazlasını almak hırsı, makamlar, mevkiler, bütün değerlerin kaybolmasına, insanların birbirlerini aldatarak, bir yaşam biçimini tercih eder hale gelmesine sebep oldu yada olmakta.





Kimsenin kimseye güveni kalmadığı zamanlarda yaşıyoruz adeta. Sevgi, saygı, hürmet, acıma, yardım gibi değerlerimiz adeta yok olmakla.

Varlığımızın temel amacı, yaratılış amacımıza özgü değerlerimizi gerçekleştirmek değil mi?

Yazarına ulaşamadım bir metinde yazar kayıplarımızı söyle sıralamış;

Evlerimiz büyüdü, ama ailelerimiz küçüldü; konforumuz artı, âmâ zamanımız azaldı.
Eğitimimiz artı, ama mantığımız azaldı; bilgimiz arttı, ama yargı gücümüz azaldı.

Uzmanlarımız çoğaldı, ama sorunlarımızda çoğaldı; İlaçlarımız çoğaldı ama hastalıklarımızda çoğaldı.

Ta aya gidip geldik, amma sokağı geçip yeni komşularımızla tanışmaya zorlanıyoruz.

Her zamankinden çok bilgi saklamak için bilgisayar yaptık ama, gerçek iletişim azaldı.

Nicelikte uzadıkça uzandık ama, nitelikte güdük kaldık.

Şimdilerde yiyecekler hızlı ama sindirim yavaş; İnsanlar büyük ama karakterleri küçük.

Karlar yüksek ama ilişkiler alçak ve sığ.

Para bir araçken amaç oldu; Ortak değer ve kazanımların cesedi oldu.



Kısaca yasadığımız bu zamanları şöyle tarif edebiliriz;

Merhamet Müslüman olmak demek değildir. Merhamet "Vicdanının" olması demektir...

İnsanlığın kaybettiği ve aramaya gerek duymadığı şey; Vicdan.
Pencereden çok şeyin göründüğü, ama odada hiç bir şeyin olmadığı bir zaman...

Selam ve Saygılar





(Sancak Gazetesi 01.12.2016)
2.12.16 0 YORUM

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Top Ad