Post Top Ad

Şok Uygulamaları ve Milton Friedman

Milton Friedman 31 Temmuz 1912'de Brooklyn, New York'ta Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'ndan yeni göç etmiş bir Yahudi ailenin oğlu olarak dünyaya geldi. Ailesi çocukken New Jersey'de taşındı ve Friedman bu eyalette 1928'de 16 yaşında iken lise ayarı okuldan mezun oldu.

 Üniversite diploma eğitimini 1932'de Rutgers Üniversitesi'nde matematik bölümünden aldı.

ABD'de büyük iktisadi buhran sırasında mezun olmuştu ve önce bu buhrandan ve üniversitesinde bulunan iktisat hocalarından çok etkilendi. Master için branşını değiştirip Şikago Üniversitesi'nde Master çalışmalarını iktisat üzerinde yaptı.

1976'da Nobel EkonomiÖdülü'nü aldıktan sonra 65 yaşında 1977'de Chicago Üniversitesi'nden emekli oldu.

Naomi Klein'in Şok Doktrini adlı kitabında Friedman için şöyle diyor; 35 yıl boyunca 1970-2006 yılları arasında adeta dünyanın tozunu atan Friedman 16 Kasım 2006'da doksan dört yaşında öldü.

Müritleri arasında bir kaç ABD Başkanı, İngiltere başbakanları, Rus Oligarkları, Polonyalı sendikacı ve maliye bakanları, üçüncü dünya ülkeleri diktatörlerinin tümü, IMF, Dünya Bankası ve Dünya Ticaret Örgütü'nün tüm yöneticileri vardı.

Friedman'ın akıl hocası Friedrich Hayek, sosyalizme karşı serbest piyasa düzeninin ilk teorisyeniydi ve bu başarısı ona 1974 yılında Nobel Ekonomi Ödülü kazandırmıştı. (Nobel'i verirken kimleri seçtiklerini burada daha iyi anlayabiliriz)

Friedmanın başlıca tedbirleri şöyle idi; Devletin faaliyet alanı sınırlandırılmalıdır. Devletin başlıca görevi, kanun ve düzeni sağlamak, özel teşebbüslerin kendi aralarındaki sözleşmelerin yürürlüğünü temin etmek ve rekabetçi piyasaları teşvik etmek suretiyle özgürlüğümüzü korumak olmalıdır. Özgürlüklerin korunması, devletin gücünün sınırlandırılması ile mümkündür.
 Korumacılık gerçekte tüketiciyi sömürmek demektir. Milyonlarca insanın ekonomik hayatının düzenlenmesinde gidilebilecek esas olarak sadece iki yol vardır.
 Biri askeri yöntemle zor kullanan bir merkezi idare, yani çağdaş totaliter devlet yöntemi. Diğeri ise bireylerin gönüllü işbirliği ve dayanışması,yani serbest pazar yöntemi. "Serbest piyasanın tarihi şoklarla yazılmıştır!
Ülke içindeki temel kurumları ve zenginlikleri özelleştirmek için "görüntüyü kurtarmak!" adına bile olsa kamuoyu rızası aramaya gerek duymayan bu anlayış, yalnızca hedefe ulaşmak için şiddet düzeyinin giderek artmasına ve hep daha büyük felaketlere gerek duymaktadır.
Friedman, neo-liberalizmin gözüne kestirdiği hedef ülkelerde ancak bir "kriz"in değişim yaratabileceğine inanıyordu. Bu krizin "gerçek" olması önemli değildi, "algılanabilir" olması da yetiyordu.
New York Times 'deki köşesinde Friedman, "Pazarın gizli eli, gizli bir yumruk olmadan işleyemez. McDonald's, McDonell Douglas olmadan varlığını sürdüremez!" yazıyordu.
Friedman ve onun güçlü kamu varlıklarının oyuncularca adeta parçalanarak hızla satılmasını, reformların çabucak kalıcı hale gelmesini bekliyorlardı.

Öyle ki bazı insanların büyük felaketlere su ve yiyecek stoku yaparak hazırlanması gibi Friedmancılar da serbest piyasa stoku yapıyorlardı!
Dünyanın herhangi bir yerinde ya bir ekonomik kriz, ya sel felaketi, deprem vs. olur olmaz Şikago Üniversitesi'nin bu acımasız profesörleri krizin etkilerine maruz kalan toplumun tekrar "statüko" egemenliğine girmeden ve ulusal kalkınma bilinci uyanmadan, hızla hareket edip geriye dönüşü olmayan değişiklikleri hayata geçirtiyorlardı

Friedman, "İstediğimiz değişiklikleri gerçekleştirebilmek için yeni yönetimin ancak altı-dokuz ayı vardır, eğer bu dönemde fırsatları değerlendiremezse başka hiç değerlendiremez! diyordu.
 Bu sözler, Makyavelli 'nin "Açık yaranın bir anda dağlanması gerekir" yolundaki tavsiyesini anımsatıyordu. Milton Friedman, büyük çaplı şok krizler ya da şoklardan nasıl faydalanacağını ilk defa 1970'lerin ortalarında Şili diktatörü
General Augusto Pinochet'nin danışmanlığını yaptığı sırada öğrenmişti.

Darbe'nin şoku altındaki Şili'de, Friedman'ın Pinochet'ye tavsiyesi, ekonomide vergi indirimi, serbest ticaret, özelleştirmeler, kamu kurum ve kuruluşlarının ve hizmetlerin özelleştirilmesi, sosyal harcamalarda kesintiler, devlet okullarının özel sektöre devredilmesi, toplu özelleştirmeler, eksiksiz serbest ticaret, bütün vergi dilimlerinde % 15'lik artış ve devletin "dramatik bir biçim "de küçültülmesi yönündeydi.
 Ama bütün bunların "hızla!", "aniden!" ve "ard arda!" yapılması gerekiyordu.

 Bu sancılı taktiğin ismini şöyle açıklıyordu: "Şok tedavisi!" Dünyadaki bütün serbest piyasa programları -dikkat edilirse- ekonominin bir deyimiyle değil nörolojinin ve psikiyatrinin deyimlerinden olan "Şok tedavisi" yöntemi ile uygulandı!

Dr. Cameron şoklarını uygulamak için elektrik kullanıyordu, Friedman'ın aracı ise "cesur!" politikacılardı!





2.9.16 0 YORUM

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Top Ad