Post Top Ad

Maskelerin altındaki gerçek yüzler


Bayram Ali Akyüz

Terörün temel amacı, dikkat çekmek ve kargaşa çıkartmaktır. Bu dikkat çekme ve şiddet eylemleri neticesinde toplumda oluşturulan korku ve dehşet havası ile sağlamaktır.

İnsanların paniğe kapılması, geleceklerinden ve güvenliklerinden korkmalarıdır.

Bir kaos ve kargaşa ortamı oluşturulması, o ülkede gerekli planların uygulanma biçimidir terör.

 Korkunun dışında, şiddet ve nefret duygularını da kitlelere yaymaktadır. Aynı anda iki etki oluşturan terörizm, toplumları birbirinden koparan en etkili kavram olmuştur.

Siyasal ve ekonomik isteklerini meşru olmayan yollarla elde etmektir. İktidarı yıldırmak ve halkı korkutmayı amaçlar.

Ülkemizde de uygulanan metot budur. 15 Temmuzda büyük terör eylemi ile karşı karşıya kaldı ülkemiz. Akabinde Elâzığ ve Gaziantep’teki patlamalar.

Ülkemizde terör eylemleri iki ana grubu birbirine verecek şekilde planlanır hep. Türkler - Kürtler, Aleviler - Sünniler.

Eli kanlı terör örgütü PKK otuz yıldır, binlerce canımıza kıydı. Akabinde kanlı örgüt DEAŞ. Kısaca bütün örgüt ve terör artık tek elden yönetiliyor.

Terörü tel elde toplayan ve oradan sevk ve idare edeni dünyada ilk kez halk büyük bir tepki ve birlik beraberlikle açık ve deşifre etti.


Türk - Kürt ilişkileri; çok uzun süre birlikte yaşamanın, gönüllü bütünleşmenin ve ortak değerlere sahip olmanın tarihidir adeta.

Etnik ve dinsel, yerel ayrımlara dayanan, kışkırtmaya yönelik politikalar Türkiye’de azalarak ve artarak 200 yıl sürmektedir.

Buna rağmen Türklerle –Kürtlerin, Alevilerle-Sünnilerin düşmanlaştırılması bir türlü hala başaramadılar.

Öte yandan bir gerçek tüm çıplaklığı ile önümüzde durmakta. Terör bir yıldırma hareketidir. İnsanlara Bomba ile cenneti sunarak, yaşanılan dünyayı cehenneme çevirmektir. Terör psikolojik savaşın etkileme sanatıdır.

Türkiye bugün, örneği pek görülmeyen tehlikeli ve ilginç bir süreçten geçmektedir.

Varlığı dış, desteğe bağlı çok sayıda bölücü örgüt, siyasetçi ve devlet ayrılıkçı eylem ve faaliyetlerini alabildiğince özgürce sürdürmekte.

Halk ise doğal ve tarihten aldığı tecrübe ile buna direnmekte.

Bu durum ise sadece ve sadece bütün dünyada Türkiye’ye mahsus bir durumdur.

Eğer gerekli girişimler yapılmaz ve önlemler alınmaz ise halkın kendiliğinden sürdürdüğü bu birlik duygusu ve ortak direnç sonsuza dek sürmez.

Bugünlerde ülkemiz öyle bir durumdan geçiyor ki, etrafımıza bakınca gerçek yüzleri değil, sadece maskeleri görüyoruz.

Bırakın Müslümanlığı insanlık başkalarının acılarını, hüzünlerini, sorunlarını, hissetmekle, paylaşmakla başlar.

Ortak bir bilinç ve irade oluşturamadığımız takdirde kötülüğün ve terörün gücüne maruz kalmaktan kurtulamayız.

İdeolojik kirlilikler bütün dünyayı ve ülkemizi bütün toplumu kuşatmış durumda. Bu ideolojik alan dışında kalanada özgür bir alan bırakmıyor.

Kolay kazanılan her şey kolay kaybedilir.

Eşitliğin saygının sağlanamadığı toplumlarda sosyal barışı sağlamak mümkündür?

Sosyal barışın sağlanamadığı bir toplumda eşitlik ve adalet sağlanabilir mi?

Ortak bir hayat ve kimlik düşüncesi için , insanın aklına ve kalbine birlikte hitap edebilen bir dile sahip olmamız gerekir..

Terör eski fakat kendisini en iyi şekilde güncelleyebilen bir kavramdır. Toplum kontrolünde en etkili olan unsurdur.

Aynı anda insanların hem duygularına hem de zihinlerine etki ederek onları kontrol altına almayı başarır.

Başta Türk - Kürt birlikteliği ve Anadolu birlikteliği dünyada benzeri olmayan bir özgünlüğe sahiptir.

Ortadoğu ameliyathanesindeki çalışmalarını hızlandıran emperyalistlere karşı, ortak aklı, ortak sözü benimseyen bir "Millet " olmaktan başka çaremiz yok.




7.9.16 0 YORUM

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Top Ad