Post Top Ad

Felaket Anında Akla Gelen Beraberlikler


Başta ülkemiz olmak üzere, üzerinde yaşadığımız coğrafya tarihinin en kanlı ve acı günlerini yaşamakta. Gün gelmiyor ki bir acı haber duyulmasın.

Ağlayan feryat eden bir ana, bağrına taş basıp gözlerine hâkim olamayan bir baba, kahpe bir teröristin kurşununa hedef olan bir asker, polis, vatandaş.

Okulundan çıkmış yâda arkadaşı ile alışverişe gidip eve dönmek için otobüs durağında bekleyen masum insan. Bir bakıyorsunuz bir büyük gürültü ve kararan hayatlar.

Tamda burada konuşmalarımız şu alanda hemen toplanıyor. Gerek sosyal medya gerek yazılı ve görsel basın yâda konuşmalarımız da şu metinler havada uçuşuyor. “Gün birlik günü, biz bu topraklarda yüzyıllarca beraber yaşadık.

 Biz aynı secdeye baş koyan aynı safta namaz kılan ümmetiz. Türk Kürt kardeştir. Aksini söyleyen kalleştir. El ele verirsek bunların üstesinden geliriz. Teröre en güzel cevap birliğimizdir. Hakların üstünlüğü. Barışa sahip çıkalım.” Böyle uzayıp giden bir liste.

Yukarıdaki kavram ve kelimelerin içini o kadar boşalttık öyle hor kullandık ki artık bir günaydın yâda iyi akşamlar sözü kadar bile itibarı kalmadı.

 Bu kelimeler o kadar hoyratça kullanıldı ki kelimeler içleri bomboş manasız hale getirildi maalesef. Bunca laf söyleniyor barış, birlik ,kardeşlik için.

Acı olay felaket yâda bomba olayının tesiri azıcık geçtiğinde ölen maalesef öldüğü ile kalıyor. Katliam ölümün unutulması için iki gün bile çok fazla geliyor.

 Hatta çok ileri gidersem 2 saat bile yetiyor. Nerden mi söylüyorum. Kızılay’daki bombalama olayının akşamında televizyonlarda en çok izlenen kanal Acun Ilıcalı'nın sahibi olduğu  kanaldaki Survivor programı oldu. Gördünüz dimi milletçe ne kadar üzülmüşüz!

Evet, ölen öldüğü ile kalıyor. Katliamı gerçekleştiren maşada orada ölüyor. Ağababaları televizyonda görüntüler üzerinden analiz basıyor.

Sonra siyasilerimiz ilk önce yukarıda bahsettiğim içi boşaltılmış kavramları konuşmaya başlıyor. Aradan bir saat bile geçmeden siyasi cephe savaşları başlıyor. Bir lider rol çalmak için başbakanla, bir liderle rol çalmak için meclis başkanına gidiyor. Cumhurbaşkanını muhatap almama çabaları.

Söylediklerim bomba patladıktan beş veya altı saat sonra gelişen olaylar. İyide halk toptan siyaseti ve siyasileri kale almıyor maalesef. Bir yandan da siyasi mevziler hiç ihmal edilmiyor.

Artık siyaset kurumu kendi ideoloji ve tabanlarına selam vermeyi bırakmalı. Bu iktidar içinde, muhalefet içinde geçerli. Devir türbinlere oynama devri değil. Halkımız siyaset kurumunu gün gittikçe güvensiz bulmakta.

Şöyle bir kısır döngünün içine düşmüş durumdayız. Herkes taraftarlarını sağlam ve sıkı tutmalı. Bu sıkılaşma gerektiği zaman saldır, böl, parçala cepheleştir düşmanlaştır taktiği için lazım. Saldırı Türkiye'ye yapıldı, saldırı millete yapıldı, saldırı kardeşliğimize yapıldı bunları biliyoruz.

Böyle günlerde birlik ve berberlik için söylenmiş sözler artık hiç bir anlam ve mana ifade etmiyor. İçi boş sözler haline geldi.

 Kardeş isek kardeşlik gösterelim lafta olmaz! Barış istiyor isek adım atalım lafla olmaz! Bir milletsek millet olduğumuzu gösterelim lafta olmaz!

Aynı secdeye baş koyan müminleriz demekle olmaz ümmet olduğumuzu gösterelim lafla olmaz! Türk, Kürt kardeştir gerisi kalleştir demek lafta olmaz. Gösterelim kardeşliğimizi öyle slogan sallamakla olmaz!

O zaman bu kavramların içi dolacak, o zaman bu birlik, beraberlik lafları kitleleri heyecana getirecek. Bu kavramların içini boşaltanlarda tarih çöplüğünde yerini alacak.


Bizde acilen “Millet “ olmalıyız.
2.9.16 0 YORUM

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Top Ad