Post Top Ad

Türkiye'nin ilk siyasi suikast kurbanı

Meclisi mebusan ve 1. Millet meclisi Trabzon Mebusu Ali Şükrü bey..


Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı ve 1. TBMM'de Trabzon milletvekili olarak yer aldı Ali Şükrü Bey. 1. TBMM'de Mustafa Kemal'e karşı en sert muhalefeti ortaya koyan milletvekili olarak tanındı.

1923’te bir suikast sonucu öldürüldü. Öldürülmesi, Türkiye’ nin ilk siyasi suikastlarından biri olarak bilinir

Ali Şükrü Bey, Trabzonlu olup 1884 yılında Beşikdüzü’ne bağlı Denizli köyünde doğmuştur. Babası mütekaid Bahriye kolağası (önyüzbaşı veya kıdemli yüzbaşı) Hacı Hafız Ahmet Kaptan’dır. Aileleri mahallen “Reisoğulları” namıyla meşhurdur.

Heybeliada'da bulunan Bahriye Mektebi'nde öğrenim gördü. Okulu 1904 yılından tamamladı ve bahriye erkan-ı harp subayı oldu. 1909 yılında kurulan Donama-yı Osmanî Muavenet-i Milliye Cemiyeti'nin kurucularından birisi oldu ve bir süre ikinci başkanlık görevini üstlendi.



Cemiyetin Osmanlı donanması için almak istediği nakliye gemilerini almak üzere Liverpool’e gönderildiğinde eğitimini tamamladı ve çok iyi düzeyde İngilizce öğrendi.İngiltere’de bulunduğu dönemde Türkiye aleyhine yapılan propagandalara karşı çalıştı; Liverpool Times gazetesinde çeşitli makaleleri yayımlandı.

Yüzbaşı rütbesinde iken askerlikten istifa edip siyasete atılmaya karar verdi. İttihat ve Terakki aleyhtarı görüşlere sahipti. 1920'de Osmanlı Meclis-i Mebusan'ında Trabzon mebusu seçildi. İstanbul’un işgalinden sonra Meclis-i Mebusan'ın kendini feshetmesi üzerine Ankara'ya giderek ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Trabzon milletvekili olarak girdi.

Ali Şükrü Bey TBMM’ye girişinden hemen sonra, halkın milli mücadeleye inandırılması ve düşman propagandalarının etkisiz hale getirilmesi amacıyla meclis tarafından oluşturulan İrşad Encümeni'ne katıldı ve bu encümenin bir üyesi olarak civar illeri gezdi.

Muhafazakâr bir yapıda olan Ali Şükrü Bey mecliste, Mustafa Kemal'in önderliğindeki Birinci Grup'a muhalif milletvekillerinin toplandığı İkinci Grup'un liderlerinden biri oldu. 28 Nisan 1920’de içki yasağı konusunda meclise yasa teklifi verdi ve yasalaşması için büyük çaba sarf etti.

İkinci grubun görüşlerini açıklamak ve yaymak üzere Mustafa Kemal'in Hâkimiyeti Milliye gazetesine karşı Tan gazetesini yayınlamaya başladı. 68 sayı çıkabilen gazetenin hemen hemen tüm başyazılarını Ali Şükrü Bey yazdı. Lozan görüşmelerinden sonra yapılan meclis oturumlarında; İsmet Paşa'nın hariciyeci olmadığı için Lozan'da acemice işler yaptığını ve TBMM'nin kendisine verdiği yetki sınırlarının dışına çıkarak müzakereleri sürdüğünü savundu. 

Lozan'da devam eden müzakerelerin durumu hakkında TBMM'ye açıklanan resmi bilgiler ile dış kaynaklı haberler arasında çelişkileri dile getirdi.

27 Mart 1923 günü ortadan kaybolmuş, iki gün sonra kardeşi Şevket(Doruker) Bey tarafından hükumete bildirilmiş, üç gün sonra da cesedi bulunmuştur. Hükmet, olayın failinin Gazi Milis Yarbay Topal Osman Ağa olduğuna hükmetmiş ve Ağayı tutuklamak üzere hareket geçmiştir.

 Nihayetinde Osman Ağa, yaralı bir şekilde tevkif edilmiş bir halde iken Meclis'in idam kararı sebebiyle Ulus Meydanı'nda (sebebi hala belli olmayan bir şekilde) başı olmadan ayaklarından asılmıştır. Ali Şükrü Bey’in cenazesi Hacı Bayram Camii’nde cenaze namazının ardından Trabzon’a gönderilmiş ve Boztepe'de defnedilmiştir.

Ali Şükrü cinayeti, Türkiye'nin ilk siyasi suikastlarından biri olarak bilinmektedir.
Ali Şükrü Bey, 27 Mart’ta ortadan kaybolmuş; 3 gün sonra kardeşi aranması için Bakanlar Kurulu'na başvurmuştu. Ali Şükrü Bey'in cesedi, Ankara’nın Mühye Köyü civarında bulundu; boğularak öldürüldüğü anlaşıldı. Meclise katillerin meclis kapısı önünde asılarak teşhiri için yasa teklifi verildi.

Cinayeti araştırmak üzere kurulan komisyon, Ali Şükrü Bey'i Topal Osman'ın Ankara'da, Papazınbağı'ndaki evinde öldürdüğünü tespit etti. Teslim olmayı kabul etmeyen Topal Osman, 1 Nisan'ı 2 Nisan'a bağlayan gece Muhafız Taburu jandarmaları ile kendi adamları arasında yaşanan çatışmada yaralı olarak ele geçirildi ve başı kesilerek defnedildi.

Ali Şükrü'nün katillerinin meclis önünde asılması teklifi yasalaşmış olduğu için için Topal Osman'ın başsız cesedi sonradan mezardan çıkarılmış ve ayağından darağacına asılmıştır.


*Tarihi kaynaklar
29.3.17 0 YORUM

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Top Ad